KANSERİN ÇEŞİTLERİ, SEBEPLERİ VE KORUNMA YOLLARI

KANSERİN TANIMI, BELİRTİLERİ VE ÇEŞİTLERİ

Kanser nedir?

Latince’ de yengeç anlamına gelen kanser çağımızın en korkulan hastalıklarından biridir. Toplumda her beş kişiden biri yaşantısının bir döneminde kanser ile karşılaşmaktadır. Tüm yeni tedavi yaklaşımlarına karşın halen kanserden ölümler gelişmiş toplumlarda ikinci sırada yer almaktadır

Kanser vücudun belli bir bölgesindeki hücrelerin kontrölsüz olarak çoğalıp, o bölgenin de dışına yayılmasından ileri gelen hastalıkların genel adıdır. Kanser kelimesi belli bir hastalığı değil, aşırı hücre çoğalmaları ve doku büyümeleri şeklinde kendini belli eden çeşitli bozuklukları anlatır.

Hücreler doğar, gelişir ve ölürler. Bu olay genetik bir kontrol altındadır. Bu kontrolün, kalkması ile dengenin bozulması sonucu, ya çok sayıda oluşmaları ya da oluşan hücrelerin ölmemeleri sonucu çoğalan hücreler tümör dokusunu oluşturur. Hücrelerdeki bu olayların gelişmesine neden alan bir çok kanser yapıcı (kanserojen) madde vardır.

Kanserin belirtileri nelerdir?

Kanser belirtileri ortaya çıktıktan sonra artık hastalığın ilerlediği anlaşılır. Amaç, bu belirtiler ortaya çıkmadan hastalığın çok erken dönemde yakalanmasıdır. Kanserin oluştuğu yere göre belirtileri vardır.

Vücudun herhangi bir yerinde ele bir kitlenin gelmesi, ses kısıklığı, inatçı öksürük, dışkılama düzeninde değişiklik, derideki benlerin şekil, büyüklük ve renk değişiklikleri, kapanmayan yaralar, herhangi bir yerde kanama, kanser belirtisi olabilir.

En sık görülen kanserler hangileridir ?

En sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat ve kalın barsak kanseri. Kadınlarda meme, rahim ağzı, akciğer ve kalın barsak kanseridir.

KANSERE YOL AÇAN ETKENLER

1. Yaş – Kanserler orta ve ileri yaşlarda daha sık görülür.

2. Beslenme Bozuklukları – Hayvansal yağlardan zengin, et içeriği fazla, kolesterol ve kaloriden zengin diyetlerle beslenme.

Kansere yol açan başlıca etkendir. Şöyle sıralayabiliriz :

  1. Katkı maddeleri : Bazı katkı maddeleri kansere zemin hazırlar. Bu nedenle, güvenilmeyen katı yağlar, limonatalar ve çikolatalar pek yenmemelidir.

  2. Tatlandırıcılar(sakkarin) : Tatlandırıcı olarak kullanılan sakkarin, bir gıda maddesi değildir ve böbreklere zarar verdiği gibi, mesane kanserine de neden olmaktadır.

  3. Küfler : Kuruyemişler üzerinde üreyen küfler, "aflatoksin" denilen kanser yapıcı maddeyi meydana getirirler.

  4. Kahve : Kahve içenlerde, içmeyenlere göre 2-3 misli fazla mesane ve pankreas kanseri ortaya çıkmaktadır.

  5. Alkol

  6. Yiyecekler ve hazırlanış şekli :

    • Fazla et yiyenlerde kalın bağırsak kanseri sık görülür.

    • Proteinli gıdalar, 100 C üzerinde pişirildiklerinde kanser yapan maddeler oluşur.

    • Aşırı ısıtılan yağlarda kızartılan yiyecekler kanser yapıcı olurlar.

    • Kullanılmış yağları tekrar kullanmak ta sakıncalıdır.

    • Hormonlu maddelerin kansere yol açtığı gözlenmiştir.

  7. Dengesiz beslenme : Önemli bir yer tutmaktadır.

  8. Aşırı ilaç kullanma

  9. Gıdalardaki selüloz

  10. Ruhsal bozukluklar : Sinir bozuklukları, üzüntüler vücudu zayıf düşürür ve kişinin kansere yakalanmasını kolaylaştırır.

3. Şişmanlık ve bedensel hareketsizlik – Açık bir ilişki kurulmuş olmamasına karşılık araştırmalar şişmanlığın bazı tip kanserlere zemin hazırladığını göstermektedir.

4. Sigara – Sigara akçiğer kanseri riskini belirgin ölçüde arttırmaktadır. Sigara ve diğer tütün ürünleri bundan başka ağız, gırtlak, yemek borusu, mide, mesane kanserlerinde önemli rol oynar.

5. Kimyasal maddeler – İş yerlerinde metal tozları ve kimyasal maddelerle karşılaşma kanser riskini arttırır. Asbest, rodon, vinil, benzen iyi bilinen kanserojenlerdir. Defalarca röntgeni çekilmiş organlarda kanser sık görülür.

6. Yüksek dozda radyasyona maruz kalmak - Bilgisayar monitörü ve televizyondan en az 70 cm. Uzaklıkta durmalıyız. Cep telefonları ile çok uzun konuşmalar yapmamalı, mümkünse kulaklık kullanmalıyız.

7. Aşırı güneş ışığı – Güneşteki ultraviole ışınları direkt olarak melanoma ve diğer deri kanserleri oluşumu ile ilişkilidir. Güneşten gelen kozmik ışınlar, toprağa karışır ve yok olurlar. Ancak, beton ve taş yığınları bu ışınları geçirmezler. Dolayısıyla şehirlerde kanser riski fazladır.

8. Bazı virüsler – Hepatit B ve C virüsü gibi virüsler artmış kanser riski oluşturmaktadırlar.

9. Vücudun bağışıklık sistemini bozan hastalıklar – AIDS gibi vücut bağışıklığı bozulan hastalarda kanser daha kolay oluşmaktadır.

Yapılan incelemelerde kanserin, kalıtsal olduğu saptanmıştır. Kanserlerin yaklaşık yüzde 20’si kalıtsaldır. Yani kanserden sorumlu olan anormal bir gen ana-babadan çocuklarına geçmektedir. Ancak, kalıtsal olarak geçen, kanserin kendisi olmayıp, bazı organların zayıf ve kansere dayanıksız doğması ve gelişmesidir. Bu durum kansere neden olan geni taşıyan her bireyde otomatik olarak kanser oluşacağı anlamına gelmez. Eğer ailevi kanser riskinden korkuluyor ise bu konuda doktora başvurarak aile bireylerinin riskleri açısından genetik konsültasyon ve testler uygulanmalıdır. Ailevi yüksek kişilere düzenli kanser taramaları önerilmekte ve erken tanı ve tedavi şansı arttırılmaktadır.



Dengesiz beslenme

% 35

Sigara

% 30

Enfeksiyon hastalıkları

% 10

Mesleki nedenler

% 4

Alkol

% 3

Çalışma yerinin tozlu ve pis olması

% 2

Gıdalara konan katkı maddeleri

% 1



KANSERDEN KORUNMA YOLLARI

1- Doğru beslenin: Yanlış beslenme bütün kanserlerin yüzde 35′inden sorumludur. İdeal diyet; sebze, meyve, tahıl ve düşük yağlı yiyeceklerle gerçekleştirilir. Bebek emzirmek, genç yaşlardan itibaren egzersiz yapmak ve bazı vitaminler meme kanserinden korunmada faydalıdır. Yüksek yağlı diyetler meme, rahim ve prostat kanseri ile bağlantılı olabilir. Sürekli kırmızı et yiyen kişilerin kanser olma riski, ayda bir kez kırmızı et yiyenlere göre 2.5 kat fazladır. Bu nedenle kırmızı et yerine balık, tavuk, hindi etinin tercih edin.

2- Tuzdan kaçının: Tuz kendisi kanser yapmasa da, mide yüzeyinin yapısını bozarak kanserojen maddelere ortam hazırlar. Tuzun bolca kullanıldığı turşulardaki nitrozamin denilen maddeler kanser oluşumunda etkilidir. Yapılan araştırmalar, dondurarak saklama yönteminin tercih edildiği ülkelerde mide kanseri görülme sıklığının yüzde 64 azaldığını gösteriyor.

3- Fast food’a son: Aşırı karbonhidratlı ve yüksek ısıda pişirilen bisküviler bile kanser açısından çok tehlikeli. Patates kızartmaları, tuzlu krakerler, katkılı konserveler, yağlı ve pişmiş et içerikli fast food’lar da tehlike sinyali veren yiyecekler.

4- Sebzeleri iyi yıkayın: Dünyada kanserin artma nedenlerinin başında tarım ilaçlarının bilinçsiz kullanımı geliyor. Bu ilaçlar sebze ve meyveleri yıkamakla da çıkmaz. Kabuklarını ayıklasanız da yiyeceklerin çekirdeklerine kadar girer. Bu da kansere karşı hem kendiniz, hem de çocuklarınız için büyük bir tehlike oluşturur.

5- Kızartmaları unutun: Kızartma yağlarını kesinlikle tekrar kullanmayın. Yağlardan aldığınız kalori günlük kalori alımının yüzde 30′unu geçmesin. Sofranızda lifli gıdalara ağırlık verin, rafine gıdalardan olabildiğince kaçının.

6- Alkole bağlanmayın: Kronik alkol bağımlılığı, başta karaciğer kanseri olmak üzere, özellikle alkol sigarayla birlikte tüketildiğinde ağız, boğaz, yemek borusu, gırtlak ve mide kanserine neden olabilir. Bu yüzden alkolden uzak durun. Minimum tüketmeye çalışın.

7- Güneşten korunun: Güneş ve solaryum deride erken yaşlanma ve hasar oluşturarak cilt kanserine neden olabilir. Cilt kanserinden korunmak için güneşten koruyucu krem kullanmak ve güneş ışınlarının tehlikeli olduğu saatlerde güneşe çıkmamak gerekir. Cildinizdeki benlere de dikkat edin. Benlerinizde herhangi bir büyüme, kabarıklık veya renklerinde koyulaşma fark ettiğinizde doktora başvurun.

8- Pillere dikkat: Kanserin ortaya çıkmasının önemli bir nedeni de çevre kirliliğidir. İnsanoğlu toprağı kazıp pek çok madeni yeryüzüne çıkarmakta, ne var ki aslında yeryüzünde bulunmaması gereken bu madenlerin atıklarını zararsızlaştırmada aynı duyarlılığı göstermemektedir. Her gün kullanılıp çöpe atılan piller bunun en basit örneğidir. Stratosferik ozonun azalması ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerini artırmıştır ve bu cilt kanserine neden olur.

9- Sigarasız bir yaşam: Sigara içmeyin. Kapalı, sigara içilen ortamlardan uzak durun.

10-Şişmanlamayın: Fiziksel aktivitenin azalması ve şişmanlık, kanser türlerinde artışa neden olur. Bilimsel çalışmalar meme, rahim, bağırsak, yemek borusu ve böbrek kanserlerinde şişmanlığın bir risk faktörü olduğunu kanıtladı. Şişmanlığın engellenmesi ve fiziksel aktivitenin arttırılması kanserin engellenmesinde son derece önemli bir araçtır. Haftada en az 3-4 kez spor yapın. İdeal kilonuzda kalmaya çalışın.

12- Düzenli kontrol ve tedavi : Kanserden korunabilmek için, şüpheli durumlarda hiç çekinmeden doktora muayene olmak ve sağlıklı bir hayat sürdürmek gereklidir. Kanser ne kadar erken teşhis edilirse, kurtulma şansı da o kadar artar.



Prof. Dr. Yavuz Baykal

Doç. Dr. Şefik GÜRAN

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !